Ağla Aney
Hasretlik benim tek
derdimdi
Sabretmedin yurdumda Aney
Bir göçere soru sordum da
Akıttı gözümden yaşımı
Aney
Gözlerimden kanlı yaşlar
aktı
Göz pınarlarım kurudu Aney
Bir dert yüreğimi yaktı
Hıçkırıklara karıştım Aney
Ağlamaktan yoruldu
gözlerim
Derdime bir merhem bul
Aney
Nice zaman yaramı gizlerim
Usulca merhemi sür Aney
Hasretlik bitsin artık
özledim
Kavuşmak tek hayalim Aney
Yıllarca yolları gözledim
Vuslat çok yakın Aney
Murad-i yi götürdüler
tabibe
“Görünürde yarası yok”
dedi Aney
Lakin yaşı küçük bu garibe
“Bu karasevda çok” dedi
Aney
Yıllarca gözyaşı döktüm
Kaplar ağzınca doldu Aney
Yâre bir türlü kavuşamadım
Kavuşmak hayal oldu Aney
Gözyaşı döker dururum
Gözyaşımla avunurum Aney
Ağlamakta onu bulurum
Ağlamasam ölürüm Aney
Izdırabım büyük, acıma
denk yok
Acımı bilen gülmez Aney
Aşk savaşından büyük cenk
yok
Nefer olan zar-ü zar ağlar
Aney
Saçlarım ağardı tel tel
Bilmem ki neden Aney
Geceleyin olur damlalar
sel
Olmayan gözyaşımı neyleyim
Aney
Aka aka gözyaşım oldu
bahri
Bir gemide her şey çift,
hani eşim Aney
Verse elinden içmez miyim
zehri?
O benim sarı saçlı güneşim
Aney
Sarı saçları sanki kement
Bağlamış yüreğimi
çözemiyom Aney
Akan çeşmime bir bent
Elimde değil yapamıyom
Aney
Ol yaşlarım kim için akar
Bu muammayı sezemedin Aney
Hisli gözlerimle dalarak
bakar…
Neler gördüm, bilemezsin
Aney
Şuurumdan gizli hisler
Şiir oldu çıktı Aney
Murad-inin gözündeki
sisler
Şair olup aktı Aney
_________________________________________
Umut
işler atom reaktörleri
işler
yapma aylar doğar güneş
doğarken
ve güneş doğarken çöp
kamyonları
ölüleri toplar
kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri
işler atom reaktörleri
işler
yapma aylar geçer güneş
doğarken
ve güneş doğarken köylü
aile
erkek kadın eşek ve
karasaban
saban koşulu eşekle kadın
toprağı sürerler toprak
bir avuç
işler atom reaktörleri
işler
yapma aylar geçer güneş
doğarken
ve güneş doğarken ölür bir
çocuk
ölür bir japon çocuğu
hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne
menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli
sekiz de
ölür bir japon çocuğu
hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te
doğduğu için
_________________________________________
YIKILMADIM BURDAYIM
Günler geçti çok zalimler
tanıdım
Hainlerin yanlışına
alıştım
Pes etmedim hep
savaştım,savaştım
Hiç yılmadım! yıkılmadım!
burdayım! ..
Nice maskeli yüzleri
çözmüşüm
Nice dostu düşmanımla
görmüşüm
Örmüşüm; hayatı zorla
örmüşüm
Hiç yılmadım! yıkılmadım!
burdayım! ..
Yalan yanlış diz boyuydu
üzüldüm
Kar boran yerlerde gezdim
üşüdüm
Kahraman’ ken hain gibi
göründüm
Hiç yılmadım! yıkılmadım!
burdayım! ..
İhanet: hain içindir...
öğrendim
Zorluk: direnmek
içindir...direndim
Körelmedim... imanımla
bilendim
Ezilmedim! ezemezler!
burdayım! ..
_________________________________________
Küs Çiçeği
diller mi vefasız yürekler
mi
gömüt taşına mı yazılacak
zamansız kayboluş
şiirlere karıştı sevdam
unuttum
günleri külrengi
yolculukta
gelirsen
bulacaksın gücenmemiş
şiirlerde
kıpırdamayan akrep de
yelkovan da
şiirlerimin gizli öznesi
ilkyaz tufanımsın
gidersen eksilirim
sanma aşkların mevsimi
binlerce renk
çökerken sisleriyle
gökyüzü
yüzüne
yangın yerine çevrilen
eylem
su kuşunun belirsiz
serüveninde
noktalama imleri dolaşır
sokağında
sen bana dokun
anılarıma dokunma
sen bana dokun
yüreğime dokunma
konuşurum
susarsın
sustukça
içimde isyan
yoruldum
sevgimi taşımaktan
sanık dillerimdi
gelmek istesem
yeminin gölgemdi
hoşçakal demedim
savunmanı üstlendim
gönül bahçemde
gülüyorsun
ateş böceği gibi
kayboluyorsun
bir aşk daha karışıyor
tarihin sararmıuş
sayfalarına
yalnızım
çırılçıplak kaldım sevdam
da
aşkın onuru yokmu dünyada
bıkkınlığım yok ne de
ihanet
hain deyilim korkak hiç
deyil
kim bilir kimse sormasa da
adımı
hatırlamasa da
ırmaklaklarda yüzümü
desinler ki
denizdeki balıklar gii
heyecanlı
desinler ki
aşkın örülmemiş dili
sevdamı boğsada ellerin
yüzümde ilkbahar sevinci
ekiyorum düşünceme
yıldızlar
aşk rüzgarlarına
savruluyorum
ya sen hangi rüzgarlara
küs çiçeği
ey! beyaz günlerimin ışığı
karanlığı aydınlat
kini nefreti at gel
dola saçları saçlrıma
çözülmüş gözlerinle gel
kaçışın:yitiriş
kaçışın:yok oluş
kaçışın: aşkın alaborası
sen hayatımın sevdası
doığrumda yanlışımda olsan
konuşturuyor
yüreğim beni
bak! yaşlanıyor
gençliğimiz
alıp götürüyor yıllar
bakarsın aniden gelir
ayrılık
ne adın kalır
ne de sevdan
_________________________________________
Samsun'lu
Merhaba Samsunlu, selam
hemşerim
Selamı alandan hep gurur
duydum
Kurtuluş savaşı temeli
şehrim
Samsun’da kalandan hep
gurur duydum.
On dokuz Mayısta doğdum
der Ata
Kurtuluşa doğru çevrilir
rota
Düşünceler ciddi olmaz
safsata
Vatana ölenden hep gurur
duydum
Atatürk dönemi gelişmiş
şehir
Her iki yanından akıyor
nehir
Sebatkâr insanlar çekiyor
kahır
Değeri bilenden hep gurur
duydum
Bu şehrin yıllardır
sanayisi yok
Gurbetlere çıkan işsizleri
çok
Şükür kalanların karınları
tok
Çareler bulandan hep gurur
duydum
COŞARİ diyor ki severse
yürek
Şehre sahip çıkıp çalışmak
gerek
Bu şehri sevenler kim imiş
görek
Samsun’lu olandan hep
gurur duydum
1 -
2 -
3 -
4 -
5 -
6 -
7 -
8 -
9